Medipol Üniversitesi Hastanesi - Haberler - İşte bel fıtığı hakkında merak edilen 10 soru

Sağlık Haberleri

İşte bel fıtığı hakkında merak edilen 10 soru

Türkiye nüfusunun yüzde 80’ninden fazlasında görülen bel fıtığı problemi, insan yaşamını oldukça olumsuz etkiliyor. Gün içerisinde yapılan düzensiz hareketler, ağır yük kaldırmak, spor yaparken dikkatsiz davranmak, egzersize ısınmadan başlamak bel fıtığı rahatsızlığını tetikleyen nedenlerden sadece birkaçı… Bel fıtığı rahatsızlığını 10 soruda ele alan İstanbul Özel Medipol Mega Hastanesi Fizik Tedavi, Rehabilitasyon ve Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Salim Göktepe;

1.Fıtık başlangıcı ve patlamış fıtık ne demek?
Bel fıtığı omurlar arasındaki kıkırdak disklerin bombeleserek bacağa giden sinirleri sıkıştırmasıdır. Kıkırdak disk bir soğan dilimindeki halkalara benzer, kıkırdak halkalar ile ortasında top seklinde ve jel kıvamında bir çekirdekten oluşur. Diskin yapısında değişiklik olmadan bombelesmesine bulging denir. Çekirdeğin kıkırdak halkaları yararak diskte bombe yapmasına protrüzyon, kıkırdak halkaların en dışında bulunan anulus adli zari yırtarak dışarı çıkmasına ise ekstrüzyon veya ekstrüde disk adi verilir. Eğer dışarı çıkan parça koparsa buna da sekestrasyon veya sekestre disk denir. Genellikle hastalara anlatılırken bulging ve protrüzyon için fıtık başlangıcı, ekstrüde disk için de patlamış fıtık ifadeleri kullanılır. Bunlar tıbbi terimler olmayıp hastaların anlamasını kolaylaştırmak için hekimlerin kullandığı pratik ifadelerdir.

2.Kaç tane fıtığım var?
Fıtıklar çoğu kez elmalar kadar kolay sayılamayabilir. Ayni MR’a bakan farklı radyologlar farklı sayılar söyleyebilirler. Sonuçta çok küçük girinti ve çıkıntıların yorumlanması söz konusudur. MR yumuşak dokuları çok iyi görüntüleyen bir yöntem olarak başka birçok hastalıkla birlikte bel fıtığı teşhisinde de büyük gelişim sağlar. Ancak birçok detay gösteren bu yöntem bazen ihtiyacımızdan daha fazla bilgi ile bizi bas basa bırakır. Aslında önemli olan kaç tane fıtığınız olduğu değil, hangilerinin ağrınızın sebebi olduğudur.

3.Benimki fıtık mi, siyatik mi?
Siyatik alt bel omurlarının arasından çıkan köklerin birleşerek oluşturduğu, bacağın arkasından topuğa kadar inen bir sinirin adidir. Bel fıtığı çoğunlukla alt bel omurlarının arasında bulunduğundan siyatik siniri etkiler. Bu nedenle çoğu kez siyatik sözcüğü bel fıtığı anlamında kullanılır. Ancak gerçekte siyatik sinir bel fıtığı dışında sebeplerle de sıkıştırılabilir.

4.Bel fıtığı teşhisi MR ile mi konur?
Hayır. MR yumuşak dokuları ve dolayısıyla diskleri, fıtıkları ve sinir köklerini çok detaylı gösteren bir yöntemdir. Ancak bel fıtığı teşhisi her zaman hastanın öyküsü ve klinik muayeneye dayalı olarak konmalıdır. MR ve benzeri görüntüleme yöntemleri ancak hastanın hikaye ve muayenesini destekleyen bir fıtık görüntüsünün varlığında anlamlı kabul edilir.

5.Doktor beni muayene etmeden MR’a bakarak fıtığım olduğunu ve ameliyat olmam gerektiğini söyleyebilir mi?
Hayır. Hiçbir şikayeti olmayan kişilerin yaklaşık yüzde 60’inda MR görüntülerinde fıtık olduğu yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Bu kişilerin yüzde 10 kadarında ise patlamış fıtık olarak ifade edilen ekstrüde disk bulunmaktadır. MR’da görülen fıtık ancak hastanın hikayesini ve muayene bulgularını destekliyorsa anlamlı kabul edilir. Genel prensip MR’i değil hastayı tedavi etmektir.

6.Ağrımın sebebinin fıtık olduğunu kesin olarak söyleyebilir misiniz?
Ne yazık ki bu her zaman mümkün olmamaktadır. Araştırmalar bel ve bacak ağrılarının bir bölümünün de bel fıtığından değil faset eklemlerden ve sakroiliak eklemlerden kaynaklandığını göstermektedir. Faset eklemler omurların arkasındaki küçük eklemler, sakroiliak eklemler ise legen kemiklerinin arasında bulunan eklemlerdir. Algolojide kullanılan bazı test enjeksiyonları dışında ağrı kaynağını kesin olarak ortaya koyan bir yöntem yoktur. Karar, hekimin klinik değerlendirme ışığında yaptığı yoruma dayanmaktadır.

7.MR’da sağda görülen fıtık sol bacakta ağrıya neden olabilir mi?
Kesin olarak hayır denemese de bu görüşe temkinli yaklaşmak gerekir. Bu teorinin savunucuları, ağrının karşı tarafındaki fıtığın ameliyat edildiğini ve ağrıların azaldığını bildirmektedirler. Literatürde bu görüsü destekleyen bazı vaka serileri yayınlanmış olmakla birlikte, yeterli bilimsel destek mevcut değildir. Hiçbir şikayete yol açmayan fıtıklar sıklıkla görülebilirken karşı taraf fıtıklarının ağrıdan sorumlu olduğuna inanmak güçtür. Üstelik bazen hiç bir şey yapılmadığında da ağrılar gerileyebilmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrası ağrının gerilemesi, ağrının nedeninin karşı taraftaki fıtık olduğunu kanıtlamaz.

8.Korse takmalı miyim?
Korseler akut ağrılı durumlarda yararlı olabilir. Birkaç günden fazla kullanılması önerilmez. Kronik ağrılarda uzun süre korse kullanımı bel ve karin kaslarını zayıflatarak daha da zararlı olabilir. Oysa bel fıtığı olanlarda bel ve karin kaslarının güçlü tutulmasının diske binen yükleri azaltacağı kabul edilmektedir. Korse kullanımının fayda ve zararlarına ilişkin bilimsel veriler yetersizdir.

9.Verdiğiniz ilaçlar ağrı kesici mi, tedavi edici mi?
Ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar bel fıtığı tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Amaç ağrıyı ve kas kasılmasını azaltmak olduğu kadar baskı altındaki sinirin çevresinde oluşan ve inflamasyon denilen reaksiyonu da azaltmaktır. Şüphesiz bu ilaçlardan fıtığı yok etmesi beklenmemelidir. Ancak bu ilaçlar ağrı-kas kasılması kısır döngüsünden çıkılması ve inflamasyonun azaltılması anlamında tedavi edici kabul edilmelidir.

10.Bel fıtığı ameliyatsız tedavi edilebilir mi?
Bel fıtığında ameliyat gerektiren durumlar sinirde harabiyet başladığını gösteren kuvvet kaybı, idrar ve dışkılama fonksiyonlarının bozulması ile başka hiçbir tedaviye cevap vermeyen şiddetli ağrıdır. Bunlar da bel fıtığı hastalarının çok küçük bir bölümünü oluştururlar. Diğer hastalar ilaç, egzersiz, fizik tedavi, manipülasyon gibi yöntemlerle tedavi edilebilirler. Ağrıları şiddetli olan hastalarda epidural enjeksiyonlar bazen ameliyattan kurtarıcı olabilir. Şikayeti olmadığı halde bir nedenle MR çektirmiş ve bel fıtığı görülmüş kişilerin tedavi edilmeleri veya sağlıklı insanlardan farklı şekilde koruyucu davranışlar göstermeleri gerekmez.

Diğer Haberler