Medipol Üniversitesi Hastanesi - Haberler - Soğuk havalar cildi yaşlandırıyor! Alınması Gereken 9 Önlem!

Sağlık Haberleri

Soğuk havalar cildi yaşlandırıyor! Alınması Gereken 9 Önlem!

Medipol Üniversitesi Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Özdemir’e göre, kış aylarında soğuk hava, havadaki düşük nem oranı, sıcak su ile yıkanmak, giysilerle oluşan sürtünme, rüzgâra maruz kalmak, çevre kirliliği, klima kullanımı gibi çevresel etkenler cildin normalden fazla gerilip çatlamasına, kurumasına, kılcal damar genişlemeleri ve kızarıklık oluşmasına neden olmaktadır.

Kuru cilt, egzama ve sedef gibi bazı deri hastalıklarının oluşmasını veya alevlenmesini tetikleyebilir. Kuru deride şiddetli kasıntı ve çatlamalar oluşabilir. Ayrıca ciltte kurumayla ince çizgi ve kırışıklıklar, yaşlanma belirtileri çok daha belirgin hale gelir.

Doç. Dr. Mustafa Özdemir, kıs aylarında çevresel koşulların deri üzerindeki kötü etkilerinin önlenmesi ve giderilmesi için alınması gereken birtakım önlemler belirtiyor;

1. Sık banyo yapılması ve banyoda uzun süre zaman geçirilmesi, özellikle derisi hassas olan kişilerde sakıncalıdır. Banyo süresi 5-10 dakika olduğunda derideki nem oranı artar, ancak daha uzun süreli banyo, deri hücrelerindeki su oranını azalır ve cildin kurumasına neden olur. Banyo yaparken ılık su tercih edilmelidir. Sıcak su, deri üzerindeki koruyucu yağ tabakasına hasar verir. Banyo yaparken kullanılan temizlik ve vücut bakımı ürünlerinin doğru seçimine de özen gösterilmelidir. Sabunlar cildi kuruttuğu için PH'i 5.5 olan sabunsuz temizleyiciler veya yağ ve gliserin oranı yüksek sabunlar kullanılmalıdır. Kurutucu etkilerinden dolayı cilde sabun ve şampuan teması kısa süreli olmalıdır.

2. Banyodan sonra deri havluyla kurulandıktan hemen sonra, birkaç dakika içerisinde, cildin yapısına uygun bir nemlendirici uygulanmalıdır. Kıs aylarında yaz mevsimine göre daha yoğun ve yağlı nemlendiriciler kuruyan deriyi korumada daha faydalı olacaktır. Zeytinyağı, jojoba yağı, shea yağı, laktik asit, üre, hyaluronik asit, dimeticon, gliserin, lanolin, mineral oil veya petrolatum içerikli nemlendirici kremler tercih edilebilir. Ayrıca cildin yağlı olması, nem ile karıştırılmamalıdır; yağlı cilde sahip kişiler de kış aylarında nemlendirici kullanmalıdırlar. Cilt tipinize uygun nemlendirici tercihi yaparken bir dermatoloji uzmanından yardım alınması uygun olacaktır
** Ev ve işyerlerinin ortam sıcaklığı ortalama değerlerde tutulmalıdır. Özellikle klima kullanımı havanın kurumasına yol açacağından böyle ortamlarda hava nemlendirme cihazları veya ısıtıcı üstlerine konulan su kapları ile nem dengesi sağlanmalıdır. Yünlü ve sentetik giysiler deriye direk temas etmemeli pamuklu veya ipekli kumaşlar tercih edilmelidir. Dış ortamlarda rüzgar geçirmeyen eldiven, bere, manto, ceket giyilmeli, derinin soğuk ve rüzgâr ile direkt teması engellenmelidir.

3. Dudaklar da soğuk havanın etkisi ile kurup çatlayabilir. O nedenle dudakların gün içerisinde sık sık nemlendirilmesi gerekir. Bu nemlendirme vazelin veya özel nemlendiricili dudak koruyucuları ile olabilir.

4. Kış aylarında el ve ayak bakımı da önemlidir. Çok sık el yıkamak derinin koruyucu tabakasına zarar verir. Elleri yıkamak için kullanılan sabunların nemlendirme özelliği olması ve her yıkama sonrasında ellere gliserin, vazelin, lanolin içeren nemlendirici krem uygulanması özellikle kış aylarında önemlidir. Kış günlerinde kalın çoraplar, bot, çizme içinde uzun süre kalan ayaklara da düzenli bakim gerekmektedir. Soğuk havaların etkisiyle artan topuk çatlağı, ponza taşı ile temizlenebilir. Ponza işleminin ardından yapılacak peeling uygulamasıyla ayaktaki kan dolaşımı hız kazanacaktır. Topuklarda kalınlaşma oluşuyorsa dermatoloji uzmanının tavsiyesi doğrultusunda salisilik asit ve üre içeren krem ve pomatlar düzenli uygulanarak düzenli ayak bakimi yapılmasıyla bu sorun giderilebilir.

5. Tırnaklar da soğuk havalarda daha çok kırılmakta ve incelmektedir. El kremleri, tırnakları korumak için yeterli olmamaktadır. Bu nedenle tırnak koruyucu kremlerin düzenli kullanılmasına dikkat edilmelidir.

6. Kışın deri tipine göre sıklığı ayarlanarak glikolik asit, retinoik asit veya salisilik asit içeren krem ve jeller ile derinin ölü tabakası yenilenmesi mutlaka sağlanmalıdır.

7. Bol su içmek yazın olduğu gibi kisin da cilt sağlığı için önemlidir. Bol su alimiyla hem nem oranı artar hem de suyolu ile çok sayıda toksin atılarak cilt parlak, diri ve genç kalır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak ve kırışıklıkların belirginliğini azaltmak mümkündür. Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek cildin su ihtiyacını karşılamaz. Bu nedenle gün içerisinde en az 2,5 litre su tüketilmelidir. Bunun yanında bitki çayları, şekeri az meyve suları veya süt ürünleri tüketilebilir. Alkol, kahve ve soda türü içecekleri sik tüketmemek gerekir, çünkü bunlar idrar söktürücüdür ve su kaybına neden olur.

8. Sağlıklı bir cilt için kışın mutlaka C vitamini içeren gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca A ve E vitaminleri, omega-3,çinko, bakir, demir, selenyum alimi yanında zayıflama diyetlerinin abartılmaması, düzenli ve sağlıklı beslenmek önemlidir.

9. Kış aylarında da güneş koruması devam ettirilmelidir. Özellikle karda (ışık yansıma özelliği nedeniyle) ve yüksek yerlerde güneşin etkisi artar. Kapalı havalarda bile özellikle hassas ciltler için en az SPF: 30 olan sprey, krem veya losyon formlarındaki koruyucular kullanılmalıdır.

Diğer Haberler