Karaciğerin Cerrahi Tedavi Yapılabilen Hastalıkları Medipol Üniversitesi Hastanesi

Karaciğerin Cerrahi Tedavi Yapılabilen Hastalıkları

Karaciğer Absesi

Karın ağrısı (karnın sağ üst tarafında), yüksek ateş (39-40 C°), titreme ve terleme, bazen sarılık, iştahsızlık, gecikmiş hastalarda sepsis ve buna bağlı şok hastayı hekime getiren şikayetlerdir. Genellikle karın içinde herhangi bir enfeksiyon odağı (örneğin gecikmiş apandisit), safra kesesi veya ana safra yolu iltihabı ve karaciğerinde parazit kisti olanlarda (kist hidatik) görülür. Tanı konulmasını takiben abse en kısa zamanda boşaltılmalı ve antibiyotik tedavisine hemen başlanmalıdır. Günümüzde ameliyatsız perkütan kateter ile drenaj (Ultrasonografi eşliğinde ameliyatsız kateter yerleştirilmesi) absenin boşaltılmasında ilk basamakta tercih edilir. Bu tedavinin yeterli olmadığı hastalarda ve teknik donanımın yeterli olmadığı hastanelerde abseyi en kısa zamanda ameliyat ile boşaltmak gerekir.

Kist Hidatiğinin etkeni E. Granulosus denen parazittir. En sık karaciğere ve karaciğerin de en sık sağ lobuna yerleşir. Hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza gelir. Uygun şartları sağlamadan evcil hayvan besleyenler, hayvancılıkla uğraşan ve gerekli hijyenik şartları sağlamayanlar ve hayvanlar ile ilişkisi olmayan ancak hijyenik olmayan şartlarda hazırlanmış gıdaları tüketenler kist hidatik gelişimi için risk altındadır. Etken zamanla karaciğer içerisinde içi sıvı dolu bir kist oluşturur. Bu kist içerisindeki sıvıda, kistin patlaması durumunda ulaştığı her yerde yeni kistler oluşturabilen ‘kız kistler’ vardır. Kistler karın içine, safra yollarına, göğüs boşluğuna açılabilirler. Basit kistler genellikle bulgu vermez, bulgu verdiğinde ise en sık şikayet karın ağrısıdır. Kist enfekte olduğunda, karın içine, göğüs boşluğuna, safra kanallarına açıldığında ya da diğer organlara bası yaptığında karın ağrısına ek olarak ateş, sarılık, titreme gibi bulgulardan, şok dediğimiz hayatı tehdit eden durumlara kadar değişen sonuçlar doğurur. Hastalara öncelikle ilaç tedavisi başlansa da, çoğu hastada ilaç tedavisine yanıt alınamadığından esas tedavi cerrahidir. Seçilecek cerrahi yöntem hastanın durumuna ve kistin evresine bağlı olarak belirlenir. Son yıllarda, özellikle erken tanı alan bazı seçilmiş ve uygun hastalarda, görüntüleme yöntemleri eşliğinde ciltten sokulan bir iğne yardımıyla kistin boşaltılması ve içine alkol enjeksiyonu ile de başarılı sonuçlar alınmaktadır. E. Multilokülaris tarafından ortaya çıkan kist hidatik çok daha ağır seyreder. Kistin kapsülü yoktur. Devamlı olarak büyüme ve çevre organlara ilerleme özelliğine sahiptir. Karaciğer içi tamamen küçüklü büyüklü kistler ile doludur. Aynen bir kötü huylu kanser gibi davranarak büyür, çevredeki organlara ve safra yollarına ilerler. Tedavi edilmeyen hastalar genellikle 10-15 yıllık bir süre içinde ölmektedir. Tedavinin başarısında en önemli faktör hastalığın karaciğer dışındaki organlara ve safra yollarına ilerlemeden önce cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Cerrahi tedavisi son derece zordur. Erken tanı konulan hastalara rezeksiyon yapılmalıdır. Rezeke edilemeyen hastalarda karaciğer nakli başarılı sonuçları olan bir tedavi seçeneği olarak hastalara mutlaka sunulmalıdır.

En sık karşılaşılan iyi huylu karaciğer tümörüdür. Genellikle 30-70 yaş arası dönemde ve kadınlarda daha sık görülür. Varisler gibi genişleyerek büyüyen ve damar yapıları içeren tümörlerdir. Hastaların %40’ında birden fazla sayıda olurlar. Karaciğerin her tarafında eşit olarak bulunurlar. Genellikle 5 cm. den küçüktürler. Çapı 5 cm ‘den büyük olanlar dev hemanjiom olarak adlandırılır. Kapsüllüdürler (kılıfları vardır). Sıklıkla ameliyat sırasında ya da görüntüleme yöntemlerinde (USG, bilgisayarlı tomografi) tesadüfen görülürler. Dev hemanjiomlar etraflarındaki organlara baskı yaparak erken doyma hissi ve sarılık gibi şikayetlere sebep olabilirler. Ek olarak karaciğer zarında yarattığı gerginliğe bağlı olarak karın ağrısı görülebilir. Çok nadiren karaciğer kanseri ile karışır. Hastaların çoğunda tanı konulduğu andaki boyutları takiplerde değişmez. Yinede bazı olgularda hızlı büyüme görülebilir. Nadir de olsa karaciğer kenarlarına yakın yerleşmiş hemanjiomlarda travmaya bağlı ya da kendiliğinden yırtılma görülebilir. Kanser şüphesi olmayan olmayan durumlarda eğer hastada herhangi bir şikayet yoksa çapı ne olursa olsun hemanjiomlar uzun aralıkla takip edilebilir. Bası bulguları olanlar ve hızlı büyüyenler ameliyat edilmelidir. Ek olarak travma için risk altında olan bireyler (örneğin sporcular) ameliyat ile tedavi edilmelidir. Karaciğer dokusu korunacak şekilde çıkarılmaları mümkündür. Cerrahi olarak çıkarılması mümkün olmayan dev hemanjiomlarda karaciğer nakli başarı ile yapılabilir.

İyi huyludur, en sık görülen ikinci iyi huylu karaciğer tümörüdür, kılıflı soluk renkli nodüllerden oluşurlar, genelde 5 cm. den küçüktürler, 20-30 yaş grubu kadınlarda en sık olarak görülür, genellikle tesadüfî tanı konulur. Genellikler herhangi bir şikayete sebep olmaz. Hastaların yaklaşık %10’unda müphem karın ağrılarından sorumlu tutulur. Düzenli takiplerde FNH’nin çapında artma yoksa ve 5 cm.'den küçükse ameliyat edilmezler. Kötü huylu tümör şüphesi taşıyan, etrafta bası bulguları oluşturan ve büyüme eğiliminde olan lezyonlar cerrahi olarak çıkartılmalıdır.

Genellikle oral kontraseptif kullanan kadınlarda görülen bir karaciğer hastalığıdır. Adenomlar düzgün konturlu, yumuşak ve kesit yüzünde nekroz ve kanama alanları bulunan tümörlerdir. Histolojik olarak portal alanlar ve safra kanalları içermezler. Hastaların yaklaşık %50’sinde karın ağrısı görülür. Yaklaşık %30 oranında kendiliğinden rüptür ve buna bağlı hayatı tehdit edici karın içi kanamalara sebep olabilir. Hastalar karaciğerde bir kitle ile gelebilir veya USG ya da BT’de tesadüfen saptanabilirler. Kanama riskinden ötürü biyopsi yapılmamalıdır. Oral kontraseptif ilaçların kesilmesi ile adenomun küçülebilir. Fakat kansere dönüşüm riski ve hayatı tehdit edici kanamalara sebep olduğundan tanı konulduktan sonra cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Cerrahi olarak çıkarılmaya uygun olmayan adenomatosisde (karaciğerde çok sayıda adenom varlığı) karaciğer nakli gerekebilir.