Ağrı tedavisi Medipol Üniversitesi Hastanesi

Ağrı tedavisi

Ağrı, oluş mekanizmaları, yansımaları ve kişi üzerindeki algılamaları bakımından oldukça karmaşık bir duygu biçimidir ve kişinin yaşam kalitesinde önemli kısıtlılıklar oluşturur. Ağrı tedavisi de bu komplike mekanizmaların bir bütün olarak değerlendirilmesini gerektiren bir alandır. Başta kas-iskelet sistemi sorunları olmak üzere, akut yada kronik ağrı varlığında, cerrahi endikasyon gerektirmeyen olgularda, öncelikli olarak doğru tanı konulmasını ve sonraki aşamada etkin tedavi seçeneğinin sunulmasını sağlayan tedavi ünitesidir.

Hastalıklar



Eklem, vücudumuzda kemiklerin birbirine bağlanmasını sağlayan ve direkt temasla birbirine sürtünmelerini engelleyen yapıdır. Eklem yapısındaki herhangi bir hasar eklem ağrısına neden olmaktadır. Dengesiz kullanım, fazla yüklenme ve zorlanma, eklemleri tutan bazı hastalıklar diz, omuz, kalça, dirsek, el ve ayak bileği eklemlerinde ağrıya neden olmaktadır. Kilo sorunu, çeşitli sportif aktiviteler ve kazalar da eklemde hasarlanmaya neden olarak ağrıyı tetikler. Ağrı ile birlikte eklem hareketinde kısıtlılık, tutukluk, şişlik, ısı artışı, hassasiyet ve basınç hissi de görülebilmektedir.

Eklem ağrısı nedenleri nelerdir?

Boyun ağrısının en sık nedeni yumuşak doku zorlanması ve kas spazmıdır.

Kireçlenme: : Eklemdeki kıkırdak dokunun zamanla yıpranması ve hasarlanması sonucu ağrı, sertlik ve ileri evrelerde hareket kısıtlılığı görülmektedir. İleri yaş, kilo, aynı hareketin sürekli tekrarlanması, travma, eklemleri tutan iltihabi hastalıklar kireçlenmeye neden olmaktadır.

Tendinit: Kasların kemiklere bağlanma yerlerinde hasarlanma, zorlanma ve iltihaplanma olmasıdır. Genellikle tendonların esnekliğini kaybetmesi ve aşırı kullanım sonucunda oluşmaktadır.

Bursit (Kesecik İltihabı): Eklemde sürtünmeyi engelleyen ve tendonları koruyan içi sıvı dolu keseciklerin iltihaplanması ve şişmesidir. Eklemde aşırı ağrı, kızarıklık, ısı artışı ve sertliğe neden olmaktadır. Genellikle yanlış spor ve aşırı kullanım sonucu oluşmaktadır.

İltihaplı eklem romatizması (Romatoid artrit): Bilinmeyen bir nedenle bağışıklık sisteminin eklemleri hedef almasıyla başlayan, genellikle el, ayak, omuz, diz ve kalça eklemini etkileyen iltihaplı eklem hastalığıdır.

Kırık, çıkık ve burkulmalar

Kemik tümörü nedenler eklem ağrısına sebep olmaktadır.



Bir cerrahi, yaralanma veya hastalık sonrası hissedilen ağrı normal olarak kabul edilmektedir. Bu tip bir ağrı kısa sürelidir ve iyileşme sürecinden sonra kaybolur. Ağrının kronikleşmesinde ise hastalık veya yaralanma iyileştikten sonra bile ağrının devam etmesi söz konusudur. Bazen ağrıya bir sebep bile bulunamazken bazen de tedavi edilemeyen bir hastalıktan da kaynaklanabilmektedir. Ağrı yanma, karıncalanma şeklinde olabileceği gibi künt veya keskin de olabilmektedir. Kronik ağrıya uyuşma da eşlik edebilir. Kireçlenme, kronik bel ağrısı, yumuşak doku romatizması (fibromiyalji) sıklıkla karşılaşılan kronik ağrı sebepleridir.



Tedavi Yöntemleri



Ağrı tedavisinde fizik tedavi yöntemleri olarak ağrıya neden olan hastalıklara ve ağrının şekline göre sıcak-soğuk uygulamaları, elektrik akımları, ultrason, lazer, manyetik alan, eswt, vakum tedavisi gibi yöntemler kullanılabilinmektedir.



Omurgadan iğne tedavisi bel ve boyun fıtığı, dar omurilik kanalı gibi durumlarda ağrıyı azaltmak ve fıtığı iyileştirmek için uygulanmaktadır. Omurgadan iğne tedavisi boyun, sırt ve bel hastalıklarında hastalara ameliyatsız tedavi olanağı sunmaktadır. İlaç karışımı omurlar arasından uygulanarak fıtığın küçülmesi ameliyatsız olarak sağlanmaktadır.

Omurgadan iğne tedavisi hastanede yatırılmadan yapılan bir yöntemdir. Girişim sonrasında 1- 3 saat istirahat gerekebilir. Hastalığa göre faset, kaudal spinal, foraminal spinal, sakroiliak iğne yöntemleri yapılabilmektedir.



Kireçlenme, kıkırdak harabiyeti ve aşınması gibi problemlerde eklemin içine-çevresine, bağların içine ve çevresine çeşitli ilaç uygulamaları yapılabilmektedir. Hastanın hastalığına ve hastalığın şiddetine göre seçilen bu ilaçlar hem hastanın ağrısını azaltmakta hem de bozulan yapıları onararak hastaya ameliyatsız tedavi olanağı sağlamaktadır.



Proloterapide, kasın kemiğe yapışma yerine uygulanan bir çözelti uygulanan bölgenin kan akışını artırarak bölgenin kendini onarmasını sağlar. Proloterapi vücudun doğal iyileşme sürecini aktive eder. İğneler genellikle hastalığa ve şiddetine göre birkaç hafta aralarla yapılır. Özellikle proloterapi; zayıflamış ve gevşemiş bağ yapılarını güçlendirmek, eklem içinde yeni kıkırdak yapımını uyarmak için kullanılır. Bel ağrısı, boyun ağrısı, yumuşak doku romatizması, bağ yaralanmaları, eklem hasarı, boyun ve bel fıtıkları gibi kas iskeleti sistemi problemlerinde ameliyatsız çözüm olanağı sağlayan çok faydalı bir yöntemdir.



PRP “Platelet Rich Plasma” yani trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir. Bu yöntemde hastaya dışarıdan herhangi bir ilaç uygulanmaz. Uygulanacak solüsyon hastanın kendi kanından elde edilir. Hastadan damar yolu ile yaklaşık 10-20 cc kadar kan alınır ve alınan kan özel bir santrifüj işleminden geçirilerek trombositten zengin plazma kısmı ayrılır. Trombositten zengin plazma diz eklemi içine uygulanır. Böylece trombositlerin içerdikleri büyüme faktörlerinin açığa çıkmasıyla zedelenmenin olduğu bölgede hücreleri uyararak iyileşmeyi hızlandırır. Böylece hastanın kanı bir ilaç gibi etki gösterir. Diz hastalarında ameliyatsız çözüm sağlayan tüm dünyada kabul görmüş bir yöntemdir.



Ağrılı bölgeye uygulanan küçük iğneler yoluyla ağrıyı kontrol altına alan ve hastalıkları tedavi eden bir uygulama şeklidir. Ağız yoluyla alınan ilaçlar ve kas içine yapılan uygulamalarda ilaçların alınan miktarlarının büyük bir kısmı hastalıklı bölgeye ulaşamamaktadır. Ayrıca alınan ilaçlar kan dolaşımına geçtiği için istenmeyen yan etkiler gözlenmektedir. Mezoterapi ise sadece problemli bölgeye uygulandığı için hiçbir yan etki gözlenmeden sorunu çözmektedir.

Mezoterapi çok ince ve kısa iğne uçları kullanılarak uygulanmaktadır. Uygulama sırasında hissedilen acı iğneler çok ince olduğu için oldukça azdır. Kan dolaşımına ilacın geçme olasılığı yok denecek kadar azdır. Yapılacak seans sayısı hastalığın şiddetine, uygulama yapılacak bölgeye göre değişiklik göstermektedir.

Hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabilir?

- Bel ve boyun fıtığı
- Spor travmaları
- Kas spazmı
- Yumuşak doku romatizması
- Tüm eklem hastalıklarında



Boyun, sırt ve bel ağrılarının en önemli nedeni kas spazmıdır. Spazm omurlar arasında bulunan disklere baskı yaparak fıtıklaşmalara, kireçlenmeye ve ağrılı bir omurgaya yol açarlar. Damarları sıkıştırarak kollar ve bacaklarda soğukluk, uyuşma, üşüme, ödeme neden olur. Kuru iğne tedavisi kas spazmına bağlı ağrıda kullanılan önemli ve etkili bir tedavi yöntemidir.

Kuru iğne tedavisinde çeşitli uzunluk ve kalınlıktaki ince iğneler spazm olan kaslara batırılarak spazmın çözülmesi sağlanmaktadır. Kuru iğne tedavisi çok etkilidir ve tek başına birçok hastayı tedavi etmek için yeterlidir. İğne herhangi bir ilaç içermediğinden bu adı almaktadır. Bu nedenle alerjik reaksiyonlar gibi yan etkiler gözlenmeden hastalara ilaçsız tedavi olanağı sağlamaktadır.

Tedavinin süresi, seans sayısı problemli bölgenin büyüklüğüne, problemin şiddeti ve süresine göre değişiklik göstermektedir. Bazen tek seans bile yeterli olmaktadır.

Hangi durumlarda uygulanabilmektedir?

Tek başına veya diğer tedavilerle kombine edilerek uygulanabilmektedir.

- Boyun ve sırt ağrıları
- Omuz ağrıları
- Bel ağrısı
- Duruş bozukluğuna bağlı ağrılar
- Yumuşak doku romatizması
- Diz ve kalça ağrısı
- Tenisçi ve golfçü dirseği
- Travma sonrası omurga ağrıları gibi



Manuel tedavi kas ve kemik yapıların ağrısız hareketini sağlamak için çeşitli talimat ve manevralarla hastanın tedavisinde elleri kullanma yöntemidir. Akut ve kronik bel ve boyun ağrılarında, bel ve boyun fıtıklarında, sırt ağrısında, kalça ağrısı, kuyruk sokumu ağrısında ve çeşitli eklem ağrılarında uygulanabilinmektedir. Hareketin kısıtlandığı vücut bölgelerinde, kas ve eklem yapılarında tekrar hareketin kazanımını ve ağrının azalmasını sağlar.



NASA uzay araştırmalarında, astronotların uzay yolculuklarında yerçekimsiz ortamda bel ağrılarının geçtiğini ve omurga aralıklarının genişlediğinin gözlenmesi üzerine spinal dekompresyon cihazı (lombare) geliştirilmiştir.

Boyun ve bel fıtığı hastalarında spinal dekompresyon cihazı cerrahi gerektirmeden fıtığın küçülmesini sağlamaktadır. Hastanın boyuna, kilosuna ve problemli bölgenin omurgadaki seviyesine göre ayarlanan cihaz omurgada logaritmik çekim sağlayarak kas spazmına yol açmadan fıtık içinde negatif basınç oluşturur, fıtığın küçülmesini ve iyileşmesini sağlar.

Tedavi esnasında hiçbir ağrı sızı görülmez. 30 dakika süren tedavi sonrası soğuk paketler ve elektroterapi uygulanır. Toplam tedavi 1 saattir. Tedavinin ilk 2 haftası haftada 5’er seans, 2.ve 3. haftası haftada 3’er seans, son 2 hafta haftada 2’şer seans olmak üzere 20 seansta tamamlanır.

Lombre Sistem