İmplant Tedavisi Medipol Üniversitesi Hastanesi

İmplant Tedavisi

Diş implantları kısaca, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve titanyumdan yapılan yapay diş kökleridir. Titanyum doku dostu bir malzeme olmakla birlikte, titanyumdan yapılan diş implantlarının çene kemiğine hücresel olarak tutunması için pürüzlendirme, farklı materyallerle kaplama gibi çeşitli işlemlerden geçirilmektedir. Diş implantı çene kemiğine yerleştirildikten sonra kemik ile özel bir bağ oluşturarak, hücresel olarak tutunur. Bu tutunma tamamlandığında (1-6 ay) üst yapı dediğimiz protezi hazırlama işlemine geçilir. Bu aşama normal kesilmiş diş üzerine kron veya köprü yapma işlemleri gibidir.



Günümüzde diş eksikliği durumlarında doğal dişlerin yerini alabilecek en iyi alternatiftir. Özellikle köprü gereksinmelerinde yandaki dişlerin destek alınmasının istenmediği veya destek alınacak dişlerin olmadığı durumlarda en iyi sonucu veren protetik rehabilitasyon yöntemidir. Ayrıca total dişsizlik durumlarında, gerek total protezin tutuculuğunu arttırmak, gerekse tamamen sabit protez uygulamaları için diş implantları alternatifi olmayan en başarılı yöntemdir. İmplant tedavisi, doğru teşhis, yeterli bilgi, tecrübe ve ekipmanla uygulandığında, hasta ve hekim açısından olağanüstü başarılı sonuçlar verebilen bir tedavi şeklidir. Otuz yıllık istatistiki bilgiler, uygun yerleştirildiği takdirde implantların 5 yıllık başarı şansının %95 civarında olduğunu göstermektedir.

Diş eksikliklerinin tedavisinde diş implantlarının en iyi tedavi yöntemi olduğunu biliyor muydunuz?

Diş implantları diş eti üzerine oturan hareketli protezler veya komşu dişler kullanılarak yapılan sabit köprülerden daha uzun ömürlü tedavi yöntemidir. Diş implantlarını ağız diş çene yüz cerrahları çene kemiğinin içine yerleştirir. Birçok hekim günümüze kadar tek diş eksikliklerinde sabit köprü yaptırmayı tercih ederdi. Ama bu yöntem sağlıklı komşu dişlerin kesilmesini gerektirir. Kesim esnasında dişin koruyucu tabakası mine kısmı zarar gördüğü için hassasiyet ve sinir hasarları gelişebilir. Zaman içerisinde porselen altında kaldığı için temizliğinde zorlanmalar yaşanan kesilmiş dişlerde çürükler, diş eti problemleri görülebilir. Köprünün belirli dönemlerde porselenlerinin çatlaması, kırılması gibi problemleri olacaktır ve köprünün çıkartılması ve yenilenmesi gerekecektir. Bu aşamalarda da dayanak dişlerde çeşitli hasarlar oluşabilmektedir. Çalışmalar beş, yedi yıl içinde sabit köprü veya hareketli protezlere komşu dişlerde %30’u varan kayıp oranı bulunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak sağlıklı dişlerin kesilmesi zaman içerisinde bu dişlerde problemlere yol açabilmektedir. Sabit köprü protezlerinin yapılamadığı diş kayıplarının çok sayıda olan hastalarda hareketli protezler kullanılmaktadır. Ancak bu protezlerin dişsiz alanlarda dokulara yaptığı baskı ile kemik kayıpları oluşabilmektedir. Diş implantlarının yerleştirilmesi ve bunların üzerine yapılan protetik restorasyonlar ile tüm bu sıkıntıların önüne geçilebilmektedir.